30 Eylül 2019 Pazartesi

2019_32_ Paula Hawkins Trendeki Kız_Okudum Bitti

Trendeki Kız kitabı bu sene okuduğum 32.kitap...





Rachel her gün trenle Londra'daki işine giderken yol üzerinde gördüğü evleri, manzarayı ezberlemiş ve sürekli takip etmektedir. Özellikle her gün kırmızı ışıkta tren durduğunda, evlerinin önünde durup baktığı ve onların hayatına imrendiği bir çift vardır. Onlara isim bile vermiştir ve o muhitteki evlerin iç dizaynlarını bildiği için evin içinde nasıl hareket ettiklerini tahmin etmeye çalışmaya başlamıştır. Her gün gelip geçerken, bir zamanlar aynı caddede kendi mutlu evliliğini hatırlatan bu çifti seyretmektedir. Bir gün yine kırmızı ışıkta çiftin evinin önünde durduklarında kızın başka bir adamı öptüğünü görür ve çok sinirlenir, bir şekilde gidip kızı sarsıp kendine getirme isteği duyar içinde. Ertesi günlerde ise kızın kayıp olduğu haberini alır.. Takip ettiği çiftin Scott-Megan çifti olduğunu ve hayatları hakkında gerçek bilgilerini öğrenmeye başlar. Oraya gidip şüpheli halde olan kocasına karısının başka bir adamı öperken gördüğünü söylemek istese de, aynı semtte oturan eski kocası ve karısının evlerinin yanına yaklaşmayı istememektedir. Kocası Tom'dan boşandıktan sonra işten atılan, alkole kendini veren Rachel'in kendini toplaması hiç kolay olmuyor ve Megan'ın kaybolduğu gece o semtte trenden indiğini hatırlamasının ardından kendini bir anda olayın içinde bulur. Tek sorun Rachel'in bir çok şeyi unutan bir hafızasının olmasıdır. Belkide aslında hatırlanacak bir olayın olmamasıdır !. 



Çok sürükleyici, merak uyandırıcı, şaşırtıcı bir romandı. Bir solukta okudum. Başladığınız gibi bitireceksiniz. Tavsiye ederim.

23 Eylül 2019 Pazartesi

45 Yıl (45 Years) Konusu ve Oyuncuları

Dün akşam Trt2'de izlediğim ve çok beğendiğim bu filmden size bahsetmek istiyorum.Filmin ana konusu David Constantine’in “In Another Country” adlı kısa hikayesinden esinlenilmiştir. 45 yıldır huzurlu bir evlilikleri olan Kate Mercer – Geoff Mercer çifti bu mutlu evliliklerinin 45. Yılını güzel bir partiyle kutlamak istemektedirler. Parti hazırlıklarının sürdüğü esnada Geoff Mercer’e bir mektup gelir ve mektupta Geoff’un önceki sevgilisinin cesedinin İsviçre'nin Alplerindeki buzullar içerisinde bulunduğu yazmaktadır

45-years-konusu


Ana konusu bu şekilde gözüken filmin derinliklerinde ise yönetmen Andrew Haigh biraz daha psikolojik sentezlere girmiş ve ilişkilerdeki bir şüphenin bile nerelere varabileceğini bizlere göstermiştir. Kate her ne kadar mektupla gelen haberi ilk başta eşinin bir kaybı olarak algılayıp buna saygı duysa da daha sonra aldığı sinyallerle durum farklılaşmaktadır. Çift bu zamana kadarki ilişkilerini her ne kadar mutluluk içinde geçirmiş olsalar da eşinin bu haber karşısında birtakım kafa karışıklıkları yaşamış olduğunu gören Kate, buradan eşinin eski sevgilisini unutamadığı anlamını çıkarmaktadır. Daha sonra gelişmekte olan olaylarda ise mektup sadece ilişkide halının altına süpürülen gerçekleri ortaya çıkarma vazifesi görmüştür ve 45 yıllık evlilikte gizlenen hisler ve bastırılan duygular kendilerini göstermeye başlamıştır. Film beni çok etkiledi gerçekten.Filmde evlilikte bazen beyaz yalan söylemenin ne derece önemli olduğunu anladım. Trt2'de genelde güzel filmler oluyor.Herkese tavsiye ederim.



45 Yıl (45 Years) Festivaller:

2015 Oscar Akademi Ödülleri
En İyi Aktris Adaylığı
Berlin Uluslararası Film Festivali
En İyi Aktör – En İyi Aktris Ödülü

45 Yıl (45 Years) Teknik Detay:

Yönetmen: Andrew Haigh

Oyuncular: Charlotte Rampling, Tom Courtenay, Geraldine James
Ülke: İngiltere
Dağıtıcı: M3 Film
Yapımcı: Tristan Goligher
Yapım Yılı: 2015
Vizyon Tarihi: 25 Eylül 2015
Süre: 95 Dakika

17 Eylül 2019 Salı

Ağaç Ev Sohbetleri 3

Yaşadığınız şehrin sevdiğiniz ve sizi oraya bağlayan özellikleri nelerdir? Şehrinizde gitmeyi tercih ettiğiniz yerleri, meşhur yemekleri ve bir gün uğrarsak bize önerebileceğiniz aktiviteleri tanıtır mısınız?

Bir eski  doğma büyüme İstanbullu olarak yaşadığım şehir 3 yıldır memur olarak çalıştığım Kocaeli. Kocaeli'nde en çok Sekapark,yürüyüş yolu ve Maşukiye'ye gitmeyi seviyorum. Kocaeli'nin en çok trafiğini(hiç yok gibi)  ve sakinliğini seviyorum.Pişmaniyesi meşhur.Herkese tavsiye ederim.Kavala kurabiyesi normalde Edirne lezzeti ama burada da çok seviliyor.











16 Eylül 2019 Pazartesi

2019_31_ Colin Falconer -Bir Hürrem Masalı_Okudum Bitti

Bir Hürrem Masalı kitabı bu sene okuduğum 31.kitap...


Bir Hürrem Masalı", Kanuni Sultan Süleyman'ın büyük aşkı Tatar güzeli Hürrem'in kölelikten sultanlığa uzanan ve akıl almaz entrikalarla biçimlenen yaşamını, ilk kez bu kadar çarpıcı ayrıntılarla gözler önüne seriyor. Bugün de Osmanlı Tarihi'nin en güçlü kadını olarak bilinen Hürrem Sultan, Kanuni ve Sadrazam İbrahim Paşa ile yaşadığı ölümcül iktidar mücadelesi üçgeninde, amaçlarına ulaşmak için her şeyi göze almıştı. Kendisini köle yapanlara karşı beslediği kini, sultan olduktan sonra intikam ateşiyle alevlendiren Hürrem, Kanuni'yi de amaçlarına alet etmeyi başarmış; çocuklarını bile oyununun birer parçası yapmaktan çekinmemişti. Bir cehennem kedisiydi o... Kanaryası öldüğünde kendisini bekleyen sonun da yaklaşmakta olduğunu biliyordu ama Osmanlı'nın hesabını görmekte kararlıydı. Solmaz Kâmuran'ın özenli Türkçesiyle okurken bir şölene dönüşen bu "masal", Osmanlı tarihini daha da gerçek kılıyor... 

Kitap puanım *10

10 Eylül 2019 Salı

Ağaç Ev Sohbetleri 2





















Doğamız giderek tehlike sinyalleri veriyor. Küresel ısınma ve çevre kirliliği en had safhada. Bunlar için geri dönüşüm, sıfır atık, daha az tüketim hatta poşetlerin paralı olması gibi önlemler alınıyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Geleceğimiz için daha yaşanılır bir dünyayı nasıl sağlayabiliriz?

Ben'de bir kaç yıldır TEMA gönüllüsü olduğum için bu konu benim ilgimi çekiyor.Geri dönüşüm her zaman dikkat ettiğim bir olay.Zaten Kocaeli'nde oturduğum sitede geri dönüşüm çöplerini atabileceğimiz çöp kutuları mevcut.Bunun dışında atık pilleri pil kutularına atıyorum.Tabii atık yağları da...Plastik şişe kullanmamaya çaba harcıyorum.Masamda  Sırma'nın cam şişe suyu var.Poşetlerin paralı olması bence iyi.Böylece lüzumsuz poşet alımı azalıyor.Bunun dışında sık sık Tema'dan  sık sık fidan bağışı yapıyorum.Bu 3 yılda aşağı yukarı 100 civarı ağaç bağışı yaptım.

Ağaçlar Dünyamızın akciğeri .Onlara sahip çıkmalıyız

3 Eylül 2019 Salı

Ağaç Ev Sohbetleri | 1

 Selaaam! Yeni bir etkinlik vaarr, toplanın hemen anlatıyorum. Etkinliğin amacı bloggerların birbiri arasındaki etkileşimi devam ettirmesi, her hafta konu belirlenecek ve bloggerlar bu konu hakkında bir yazı yazıp paylaşmak. Herkesin bloğu farklı konular üzerine fakat bu etkinlik sayesinde hepimiz birleşip ortak bir konu hakkında konuşacağız. Etkinliğin adı ise "Ağaç Ev Sohbetleri". Sanırım açıklamam bu kadar, etkinliğin detaylarına bakmak için sizi şöyle alalıımm :) .

İlk haftanın sorusuyla başlıyorum;

•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•

 Televizyon izliyor musunuz? İzliyorsanız veya izlemiyorsanız sebebi nedir?

Televizyon izliyorum,yaz döneminde ara ara yeni başlayan dizilere bakıyorum.Mesela bu yaz Atv'de Canevim ve Kimse Bilmez e baktım.  Güldür Güldür çok eğlenceli.Kış döneminde seyrettiğim diziler Yasak Elma,Bir Zamanlar Çukurova,Zalim İstanbul. Bu sene eğer beğenebileceğim başka bir dizi başlarsa  bakabilirim. Tlc ye bakıyorum ve televizyonda hoşuma giden bir yabancı ya da yerli film olursa onları seyrediyorum..360 TV ye bakıyorum.Haberleri genelde Halktv den takip ediyorum.TV2 'de kelime oyununu seyrediyorum

2 Eylül 2019 Pazartesi

2019_30_ Doris Lessing -Gene Aşk_Okudum Bitti

Gene Aşk kitabı bu sene okuduğum 30.kitap...

Romanın başkahramanı atmış yaşını geçmiş Sarah Durham,  19. yüzyılda yaşamış besteci, yazar, ressam ve çok olağan dışı bir kadın olan Julie Vairon’un hayatını oyunlaştırmış ve bu oyun değişik ülkelerde ve mekanlarda gösterilmiştir. Zengin bir tiyatro topluluğu söz konusu oyunu başarı ile  sergilerken roman adeta bu topluluğun perde arkasındaki hayatını gözler önüne seriyor. Bu hayatta herkes var: tiyatrodaki oyuncular, oyuncuların akrabaları, yapımcılar, senaristler, tiyatroyu finansal olarak destekleyenler ve daha niceleri. Roman en başta Julie Vairon’un ilginç hayatını anlattıktan sonra söz konusu karakterlerin birbirleriyle olan karmaşık ilişkilerine, zaman zaman da mekanla ilgili tasvirlere yar vermekte. Bu ilişkiler içinde en çarpıcısı Sarah’ın ilişkileridir. Yaşlı Sarah genç tiyatroculara sık sık aşık olmuş, onlar için yanıp tutuşmuştur. Aşıkların tepkisi ise hep bir sis perdesi içinde kalmış, bence onlar Sarah’ı sevdiler mi sevmediler mi pek de anlaşılamamıştır. Sonuçlanmamış bu aşklara ilişki demek bile güç geliyor.
Benim bu romandan çıkarımlarım şöyle: roman kahramanlarının çoğu sanatçı insanlar. Onlar daima yeni şeyler yaratmak zorundalar. Onların yürekleri de beyinleri de farklı çalışıyor. Bizler için olağan dışı şeyler onlar için günlük hayatın basit bir parçası olabiliyor. Üstelik romanın farklı ülke ve mekanlarda yazılması bu yörelerdeki kültürel farklılıkları ve insan davranışlarını da beraberinde getiriyor. Bence yazar bilinçli olarak başkahramanın ilişkilerinin sonuçlarını  çok da net anlatmıyor, sis perdesinin arkasında bekleyip okuyucunun hayal gücünü sınıyor. 
Kitap puanım 8
KİTAP AÇIKLAMASI

Ünlü yazar Doris Lessing bu romanında orta yaşı aşkın bir kadın yazarın, Sarah Durham'ın ağzından aşkı işliyor, çocukluktan başlayarak dostluğa, romantizme, cinsel tutkuya, hatta pornografiye kadar her yönüyle aşkı. Sarah Durham, intihar ettiği söylenen bir kadın sanatçının, Julie Vaironun müziğinden, güncelerinden ve resimlerinden yola çıkarak bir oyun yazmıştır. Oyunun çeşitli ülkelerde sergilenişi sırasında tiyatro ekibi ve seyirciler üstündeki etkileri Lessing'e çağdaş toplumları eleştirme olanağı tanıyor. Yazarın, son romanı olan Gene Aşkta irdelediği gibi, yaşam boyu kişinin yakasını bırakmayan aşk bir hastalık mı yoksa?

26 Ağustos 2019 Pazartesi

2019_29_ Barbara Cartland -Kalbimin Sesi_Okudum Bitti

Kalbimin Sesi kitabı bu sene okuduğum 29.kitap...




Barbara Cartland, aşk romanlarının kraliçesi olarak bilinir. Bugün, aşk romanı yazan pek çok yazar, onun izinden gidiyor, yüzlerce ülkede milyonlarca okuyucusuyla buluşuyor...
Kitapçıların çok satan (best-seller) raflarında yer alan Danielle Steel ile Judith McNaught kitapları, Türk aşk romanı severleri oldukça tatmin edici sayıda çevirisi yapılan romanlar olarak göze çarpıyor. Özellikle McNaught hayranlarının sayısı Türkiye'de az olmamakla birlikte bu sadık okuyucular, basılmış olan bütün kitaplarının çevirisinin yapılması için yayınevine baskı uyguluyorlar. Judith McNaught'un bu kadar sevilmesinin nedeni ise; tarihi aşk romanı diye bilinen retro tarzını çok iyi yazabilmesi. Bu türün en başarılı örneklerini veren de, kendisinden seneler önce yazmaya başlayan Barbara Cartland idi.
Retroyu biraz açmak gerekirse; bu tarz çoğunlukla 18-19 yüzyılda geçen, genellikle ünvan sahibi (kont, dük, lord gibi) erkeklerle, dönemin genç kızları arasında geçen fırtınalı aşkları anlatır. Yanlış anlaşılmalarla bir dargın bir barışık süren ilişkiler, dozu ayarlanmış erotizm ile harmanlanıp mutlu sonla biten aşk romanlarına dönüşür

Bu kitabında da yine çok sürükleyici bir aşk hikayesi bizleri bekliyor

Kitap puanım  9.

15 Ağustos 2019 Perşembe

2019_28_ Stefan Zweig-Olağanüstü Bir Gece_Okudum Bitti

Olağanüstü Bir Gece kitabı bu sene okuduğum 28.kitap...

Zengin, istediği her şeye sahip olan öykünün başkahramanı Friedrich'in "duygusal donukluklar" yaşadığını hissetmeye başladıktan sonra yaşadığı olaylar karşısında üzülmeyen, sevinmeyen herhangi bir tepki vermeyen bir adam.

7 Haziran 1913 günü yaşadığı bir olaydan sonra hayatı tümüyle değişen ve dört ay sonra yaşadığı bir günü somutlaştırmak için yaşadıklarını yazar ve okuyucuyu "olağanüstü bir gece"nin yolculuğuna tanıklık ettirir!

"...Çünkü yıllar, yıllar sonra ilk kez o dakikalarda yeniden gerçek anlamda yaşadığımı, duygularımın felçleşmiş, ama henüz ölmemiş olduklarını, tutkunun o sıcak kaynağının her şeye rağmen kayıtsızlığımın pas tutmuş yüzeyinin altında bir yerde gizlice akmayı sürdürmüş olduğunu hissettim ve şimdi rastlantının sihirli değneğine dokununca yüreğime kadar ulaşmıştı."

Kitap puanım 8


KİTAP AÇIKLAMASI

Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. Sıradan bir Pazar gününü at yarışlarında geçirirken, belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak "suç" işler. Böylece yeniden "hissetmeye" başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece âleminin son atıklarının arasına, "hayatın en dibindeki lağımlara" sürükleyecek, varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır

8 Ağustos 2019 Perşembe

2019_27_ Maeve Binchy-İtalyanca Aşk Başkadır_Okudum Bitti

İtalyanca Aşk Başkadır  kitabı bu sene okuduğum 27.kitap...

Hani kafa dağıtıcı sıcacık filmler vardır ya, filmin içinde bir dolu insan hayatlarını görürsünüz. Bu kitap işte o filmler gibi. 

Kitaba gelirsek yıllarca Sicilya'da yasak bir aşkı yaşayan Signora sonunda vatanı Dubline döner. Orada ailesi vardır ama uyum sağlayamaz onlara. En çok bildiği işi yaparak, bir İtalyanca kursu açar.

O kursa gelen öğrencilerinde hayatlarını görürüz. Hatta çoğu yerde kesişir bu hayatlar. Yalnızlıklarını, günlük hayatın bunalımlarını, geçmişte yaşanan acıları, saklanan sırları görürüz. Aidan, Bill, Kathy, Lou, Connie, Laddy, Fiona başlarına gelenleri, hayal kırıklıklarını yeni bir dil öğrenme heyecanı ile bir nevi unutmaya çalışırlar.

Signora'dan çok şey öğrenirler. Onun naif ve sıcak yapısından çok etkilenirler.

Ve kitabın sonunda beraber İtalya'ya giderler,Aidan ve Signora aşk yaşar aynı bu tarz filmlerin sonunda seyircinin beklediği gibi..


Maeve Binchy kitaplarının en güzel yanı, kapak tasarımları. 

Ve Orjinal adı "Evening Class" olan romanı "İtalyanca Aşk Başkadır" diye çevirmek de bence bir pazarlama stratejisi gibi geliyor.

Kitap puanım 9 ,çünkü yazar kitabın sonunu çok hızlı bağlamış.

KİTAP AÇIKLAMASI

Akşam sınıfı, Dublinin yüzlerce okulunda olduğu gibi, Mountainview Kolejinde akşam programı yürüten bir sınıftır. Okulda yeni bir İtalyanca sınıfı açılır. Haftada iki gün, herkes kendi düşleriyle gelir bu sınıfa. Karısının kendisini aldatmayacağından emin, kendisi de aldatmayı aklından bile geçirmeyen, kırk sekizinci yaşını yeni bitirmiş, çoluk çocuğa karışmış Adrian, bütün beklentilerinin aksine, okuluna müdür olarak atanmaz. Tam çöküntünün eşiğine doğru gelirken de, yeni müdür, Adriana, Yetişkinlere Eğitim Sınıfları adı altında bir gece kursunun yönetimini önerir.

22 Temmuz 2019 Pazartesi

2019_26_ Sabahattin Ali -Arabalar Beş Kuruşa_Okudum Bitti

Arabalar Beş Kuruşa  kitabı bu sene okuduğum 26.kitap...

Kitapta çok etkileyici öyküler yer almakta...
Kitapta beni en çok etkileyen 2 öykü,Ayran ve Arabalar Beş Kuruşa adlı öykülerdi.

Kitap puanım *10

KİTAP AÇIKLAMASI



“İnsanlara pek güç meram anlatıyordu; yarım saat uğraşarak bir kelime çıkarabiliyor, etrafındakileri güldürmese bile sıkıyor, daha fazla da kendisi sıkılıyordu. Deniz ona oldukça mükemmel bir arkadaştı. Başaltındaki kirli yatağında, geminin burnuna çarpan dalgaların uğultusunu dinler, onları uykusunda bile duyardı.

Zaten sıkmadan uzun uzun anlatmasını bilen yegâne geveze, denizdir. Ömürlerinin dörtte üçünü denizde geçiren ihtiyarların arasında bile suların sesini sıkıcı, yeknesak bulan, bu sesten bıkan birine tesadüf edilmemiştir.”
(‘Bir Gemici Hikayesi’ adlı öyküden)

Kimi kelimeler içinde hem hayatı taşır hem de onun sunamadıklarını. Bu yüzdendir ki bazen bir araya gelir ve 
hayatın verdiğinden çok daha fazlasını yaşatır insanoğluna. Bazı insanlar da hayatı kelimelerin içinden yaşar; onlarla bakar, duyar ve kimsenin bilmediği şeylerden bahsederler yine insanlara. Bize gördüğümüzden fazlasını anlatan ve hayatı kelimelerin içinden yaşayarak onları soluyan Sabahattin Ali'nin kuvvetli kaleminden çıkan öykülerinden bir seçki…

  AĞAÇ EV SOHBETLERİ 258 Uzun zamandır blogta yoktum. Çalıştığım birim yoğun olunca bayağı ara verdim.. Haftanın konusu:  "2024 Paris O...