10 Ağustos 2020 Pazartesi

2020-27-En Yakın Arkadaşımın Kızı-Dorothy Koomson

 Bu sene okuduğum 27.kitap Dorothy Koomson'un En Yakın Arkadaşımın Kızı adlı kitabı..

Birbirlerinin en yakın dostu olan Kamryn Matika ve Adele Brannon, aralarına hiçbir şeyin giremeyeceğini düşünürdü -ta ki Adele düşünülemezi yapıp Kamryn'nin nişanlısı Nate ile birlikte olana kadar...
Daha da kötüsü, hamile kalacak ve doğuracaktı. 

Kamryn bu ihanet hakkındaki gerçeği keşfettiğinde onları bir daha görmeyeceğine yemin etti.Birkaç sene sonra Kamryn, Adele'den onu hastanede ziyaret etmesini rica eden bir mektup aldı. Adele ölecekti, Kamryn'e, kızı Tegan'ı evlat edinmesi için yalvarıyordu.

Oysa harika bir işi ve hareketli bir sosyal hayatı olan Kamryn'in beş yaşındaki bir çocuğa ihtiyacı hiç yoktu. Özellikle de ona Nate'i hatırlatan bir çocuğa. Fakat Tegan'a bakacak başka kimse olmadığına ve Adele de ölüm döşeğinde yattığına göre, Kamryn'in seçim şansı var mıydı ki?Genç kadının affedişe, aşka, sorumluluğa ve en önemlisi de kendi kendini anlamaya doğru uzanan zor yolculuğu böylece başlamış oldu.



Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kesinlikle bayıldım. Duyguları o kadar güzel işlemiş, öyle bir kurgu kurmuş ki, sık sık empati yaptım. Acaba ben olsam affedebilir miyim diye?

Sanırım affetmekte bayağı zorlanırdım

Kamryn, Adele ile okul çağlarında arkadaş olmuştu. Kendi ailesinde çok sıkı bir babaya sahip olan ve şiddete maruz kalan Adele için Ryn bir can simidi ve kız kardeşti. Yada Ryn öyle sanıyordu. Ta ki düğününe sayılı günler kala Adele ile Nate'in birlikte olduklarını ve Adele'in hamile olduğunu öğrenmesine kadar. Ryn hayatını komple değiştirip, yaralarını sarmaya çalışırken, başarılı bir iş edinmiş ve kendisi için güzel bir hayat kurmuştu. Adele'den sürekli gelen mektup ve kartları ise yıllardır görmezden geliyordu. 

Olayların 5 yıl sonrasında doğum günü kartlarını okurken, Adele'den gelen mesajı aldığında şoka giriyor. Adele, lösemi ve sayılı günleri kalmış. Kızı ise babasının elinde ve ölümünden sonrada muhtemelen esirgeme kurumuna verilecek. Ryn'dan ona bakmasını istemektedir. Tüm hayatını gözden geçiren Ryn, bir çocuğa bakmayı hiç düşünmemiştir, özellikle ona eski nişanlısını ve arkadaşının ihanetini sürekli hatırlatacak, annesini kaybetmek üzere olan bir kız..

Tegan'ı büyükbabasının evinde, odaya kapatılmış, aç ve bakımsız gördüğünde tüm duyguları ve düşünceleri değişir. Adele'in kaybını atlatmaya çalışırken, Nate ile de görüşmek zorunda kalan Ryn, iki erkek arasında kalır. Adele'e bahşettiği affını Nate içinde verebilecek midir? Ama en önemlisi bundan sonra kızı ile birlikte kuracakları hayat ve gelecekleridir.


Kitap puanım  ****100

20 Temmuz 2020 Pazartesi

2020-26-Ferrari'sini Satan Bilge - Robin Sharma

Bu sene okuduğum 26.kitap Robin Sharma'nın Ferrari'sini Satan Bilge adlı kitabı...

"Yaşamınızın niteliği üzerinde çalışın, yaşamak için değil." - Og Mandino



Kısır bir döngünün içe girip kaybolursunuz ya bazen, ya da kaybolduğunuzu hissedersiniz hani... Hiçbir şey gelmez içinizden. Ev-iş arasında akıp giden zamana teslim olursunuz. Bir arkadaştır belki aradığınız ya da bir sevgili..?

Her neyse "o".

Bilirsiniz o'nu bulduğunuzda karanlıklardan aydınlığa çıkacağınızı...

Bilirsiniz mutsuzluğunuzu görüp, "nasılsın"lara, sık sık dudaklarınızdan dökülen, kendinizin bile inanmadığı o sahte "mücadeleye devam" tümcelerini artık muzaffer bir edayla söyleyeceğinizi...

"Bir amaç için ölmek, bir hiç uğruna ölmekten iyidir."

Düşünün...

Kariyerinizde çok başarılı ve hayatta sahip olmak istediğiniz her şeye de sahip olduğunuzu...

Yaşamınızı nasıl sürdürürdünüz?

Ferrari'sini Satan Bilge'deki romanın baş kahramanı Jullian Mantle'in hayatı, bana, Og Mandino'nun sözünü hatırlattı.

Julian, elli yaşlarında ve ülkenin en ünlü avukatlarından bir adam. Mesleğinde çok başarılı ve birçoğumuzun hayatta sahip olmak istediği (zaman hariç) her şeye de sahip.

Julian sürekli çalışmakta ama sağlığına hiç dikkat etmediğinden, bir duruşma sırasında kalp krizi geçirir ve bu hastalık sonrası "yaşamın niteliği için çalışma" kararı verip, iyileştikten sonra ortadan kaybolup Hindistan'a gider.

Hindistan’da Himalayalar’da yaşayan Sivana Bilgeleriyle tanışır. Bilgelerden Yogi Raman adındaki adama yaşadıklarını anlatır ve Julian’ın hayatının değişmesini sağlar.

Yogi Raman, Julian’ı yaşadığı yere götürür ve diğer bilgelerle tanıştırır. Julian bu üç yıl boyunca bilgelerin yaşamına uyum sağlar ve onlar gibi yaşar.

Üç yıllık Hindistan seyahatinin bitiminde yakın arkadaşı John’u ofisinde ziyaret eder. John, Julian'ın enerjisinden fazlasıyla etkilenip, neler yaşadığını, nasıl bu kadar değiştiğini sormasıyla hikâye (bana göre) bundan sonra başlar.


Kitap hem duygusal hem de çok etkileyici...

Kitap puanım ****100

16 Temmuz 2020 Perşembe

2020-25-Tehlikeli İlişkiler-Choderlos De Laclos

Bu sene okuduğum 25.kitap Choderlos De Laclos'un Tehlikeli İlişkiler adlı kitabı..

İlk olarak 1782'de yayımlanan Tehlikeli İlişkilerdeki baştan çıkarma ve öç almanın ahlaksızlıkla iç içe geçmesi, romanın Avrupa edebiyatının en çok tartışılan skandal kitaplarından biri olmasına yol açmıştır. Romanın baş kahramanları Vikont de Valmont ile Marquise de Merteuil, ahlaksız bir birliktelik oluşturmuş ve baştan çıkarmayı bir oyuna dönüştürmüştür. Ve bu oyunu öylesine zekice ve güzel oynamaktadırlar ki, onlara gıpta etmemek neredeyse imkânsızdır. Hiç kimsenin kazanamadığı bu mücadelede suçlu ile birlikte masum olan da acı çeker.Tehlikeli İlişkiler: Tabulara ilk saldırı!



Kitap mektuplaşmalardan oluşuyor. Cecile'in masumiyeti zarar görüyor.

Kitap puanım ***100

2020-24-Kızıl Dosya -Sherlock Holmes

Bu sene okuduğum 24.kitap Sherlock Holmes'un Kızıl Dosya adlı kitabı..





Kitapta, dedektifimizin çözmeye çalıştığı olay ilk bakışta çok basit gibi dursa da kitabın ikinci kısmında gerekli detaylar verilmiş ve okuyucu olarak aydınlanmamız sağlanmış. Kitabın başlarında Sherlock Holmes'ün efsane olmasına sebep olan özelliklerine şahit oluyoruz.  Dikkati, detayları fark etmesi ve bunlar arasında kurduğu bağlantılar inanılmaz. Gerçekten farkı hissediyorsunuz. :) Şahsen ben okurken "Bu sonuca nasıl vardı acaba?" diye çok düşündüm. :) Sonrasında sağ olsun Sherlock Holmes bu bağlantıları nasıl kurduğunu bize anlattığı için merakımızı da gidermiş oluyor. Okuması bu yönden de çok akıcı ve zevkli bir kitap.

Hemen bir alıntı yapmak istiyorum;

"Stamford 'Dr. Watson, bu Bay Sherlock Holmes.' diyerek bizi tanıştırdı. 'Nasılsınız?' dedi büyük bir samimiyetle. Elimi o kadar sıktı ki çok şaşırdım. 'Sanıyorum Afganistan'da bulunmuşsunuz.' Çok şaşırarak 'Bunu nereden biliyorsunuz?' diye sordum. 'Boş ver...' dedi kendi kendine gülümseyerek." :)

Ünlü dedektifimiz bu tahminini kafadan sallamıyor. Dr. Watson'un Afganistan'da bulunduğunu nasıl anladığını mantıklı ve hayranlık uyandıran bir şekilde açıklıyor. :)

Kitap puanım ***100

2020-23-Dörtlerin Yemini(İmzası) -Sherlock Holmes

Bu sene okuduğum 23.kitap Sherlock Holmes'un Dörtlerin Yemini(İmzası) adlı kitabı..

Kitabın içinde tek bir cinayet vakası var. Ve o vakayı bölümlere ayırmış Arthur Conan Doyle. Hikaye özetle şu şekilde; Holmes ve Watson Hindistan'daki sömürgelerden İngiltere'ye uzanan bir hazine avcılığının sonucunda işlenen cinayeti kimin işlediğini bulmaya çalışırlar. Kitapta, Sherlock repliklerinin en bilinenlerinden "eğer imkansızı elersen geriye kalan her ne kadar mümkün görünmese de gerçeğin ta kendisi olacaktır" da var.



Kitap gerçekten çok sürükleyici .Öyle ki 2 günde bitirdim :)

25 Haziran 2020 Perşembe

2020-22-Hiçlikten Gelen Güç-Tuğçe Işınsu

Bu sene okuduğum 22.kitap Tuğçe Işınsu'nun Hiçlikten Gelen Güç adlı kitabı..




Öz değerini yüksek tutacağın ilişkiler sana hizmet eder. Başkaları ne düşünüyor, bu önemsiz değil. Sen ne düşünüyorsun, ne istiyorsun ve aslında nasıl hissediyorsun? Bu daha önemli ve mutluluk vaat eden bir bakış.
Sen ne yaparsan yap asla herkesi mutlu edemeyeceksin. Kendini mutlu et, seninle mutlu olacaklar o zaman seni bulacak.
Kendini sevmeyenler kusur bulucudur. Bu kişiler için savaşma...”

Hiç’likten gelen güç, bir kişisel gelişim kitabı. Yaklaşık 300 sayfa bu kitapta, bir insanın kendini mutlu edebilmesi için neler yapabileceği hakkında çok güzel tavsiyeler var. Kendini sevmek, kendini olduğun gibi kabul etmek ve bunun sonrasında mutlu olmaya ulaşmak hakkında doğru satırlar var. Kin tutmak, nefret etmek, kötülük yapmak gibi şeylerin karşı tarafa değil kendimize zarar vereceğini ama iyiliğin de çok iyi yerlere götüreceğinin defalarca altını çiziyor. Şükretmenin önemi anlatılırken dualardan ve duanın getirdiği şifadan bahsediliyor. Bu kısımlara cidden bayıldım. Kitabın %95’ini oluşturuyor. 🌺
Kitabın ilk sayfalarındaki bazı “ritüeller” bana göre.. Sondaki “tılsımlar” beni çok etkiledi...


Kitaptaki dualar ve ritüeller beni çok etkiledi...
Kitap puanım ***100

8 Haziran 2020 Pazartesi

2020-21-Fareler ve İnsanlar-John Steinbeck

Bu sene okuduğum 21.kitap Johnn Steinbeck'in Fareler ve İnsanlar adlı kitabı...



FARELER VE İNSANLAR, hoşuna giden her şeyi dokunarak sevmekten başka kusuru olmayan bir divane ve onun tek dostu, koruyucusu, ile Amerikan taşrasında yaşadıkları insanlık serüveni. İçgüdülerini yenemeyen, saf, çocuksu bir yoksul ile ekmeğini kazanmaya çalışırken arkadaşının kaderini paylaşmayı, başka türlü bir yaşama yeğleyen insanın öyküsü. Yayımlandığı yıldan bu yana tüm dünyanın severek okuduğu Fareler ve İnsanlar, Amerikan gerçekçi edebiyatının önde gelen yazarı John Steinbeck'in başyapıtı. Tiyatro ve sinemaya defalarca uyarlanan bu romanda, Steinbeck'in çocuk kadar masum, saf, divane kahramanı ile her yanından şiddet fışkıran toplumun kuralları arasındaki çatışmada, çıplak gerçeği yansıtmadaki ustalığı, yazara dünyanın tüm okurlarının hayranlığını kazandırdı. Yazarın aldığı Nobel Ödülü, hayranlığın nedeni değil, yalnızca sonucuydu.

Fareler ve İnsanlar; iki mevsimlik tarım işçisinin, George ve Lennie'nin kısa bir zaman zarfında başlarından geçen hikayelerini anlatıyor. Lennie oldukça iri ve kuvvetli ancak akli dengesi biraz bozuk biriyken, George tam tersine ufak tefek ama oldukça zeki bir karakter. Hikayelerinin arka planında ise Kaliforniya eyaleti ve Büyük Buhran yılları yer alıyor. Geçtiği dönem göz önüne alındığında, toplumun ve insanların dertleri de yer ediyor hikayede elbette. 

Steinbeck'in dili, okuru anında öykünün içerisine sokan cinsten. Okurken kendinizi kah George ve Lennie ile Salinas Nehri'nin kıyısında soluklanırken, kah yine kahramanlarımızla beraber izbe bir kulübede kağıt oynarken buluyorsunuz. Adeta bir film izlermişcesine. Tevekkeli değil, Fareler ve İnsanlar da iki kere sinemaya uyarlanmış

Kitap  gerçekten hem hüzünlü hem de çok akıcı..
 Kitap puanım ****100

2 Haziran 2020 Salı

2020-20-Genç Kızlar-Vincent Ewing-Nihal Yeğinobalı

Bu sene okuduğum 20.kitap Vincent Ewing'in Genç Kızlar adlı kitabı..

Kitap gerçekten çok akıcı ,nasıl bittiğini anlamıyorsunuz!!!

Kitap puanım ***10


Genç Kızlar, güzellikleri, zarafetleri ve cazibeleri ile bütün dünyaya ilham kaynağı olan renkli yaratıklardır.

Ama bu onların sadece dış görüntüleridir. Onların da kendilerine özgü dertleri, acıları, söyleyemedikleri vardır.

Şimdiye kadar hiçbir yazar, genç kızlar dünyasının derinlik ve gizliliklerine böylesine nüfuz edemedi. Her baskısı kapışılan nefis bir roman.
(arka kapak)



İLK BASIM YILI : 1975 ( ELİMDEKİ KİTAP ORİJİNALİ ) 
KONUSU: 


Ludlow Kolejinde geçen bir hikaye, kendisini aşka kapatmış bir sahne eğitmeni, bir okul dolusu üst tabakaya ait genç kızlardan oluşan öğrenciler topluluğu. Ve bu öğrencilerden üç genç kızın aynı adama aşık olmaları. Gabriel Samson hitabet öğretmeni, Beatrice Karova (Miss Bee), Hindley Bell (Miss Bell) ve Mariana Dunne bu üçlünün hangisinin aşkına karşılık bulacağı ve öğrencileri ile aşk yaşayanları kınayan bir öğretmenin derin, bir o kadar da imkansız aşkı. "" Gabriel Samson üç ay geri kaldıkları için çalışmaları gerektiğini, programlarındaki boş saatlere bir iki ders ekleneceğini söyledikten sonra ders anlatmaya başladı. Bir elini cebine koymuş ve başını bir yana eğmiş olarak kürsünün arkasında bir aşağıya, bir yukarıya dolaşıyor ve unutmak istediği, kafasından kovmak istediği bir şey varmış gibi bir çeşit hırs ve tuhaf bir ısrarla konuşuyordu. Konuşmasını bitirdikten sonra kitabından bir parça seçti ve " bu dersi anlattığım noktalarıda vurgulayarak ki okumak ister? diye sordu. En ön sıradan pembe tırnaklı, uzun ve biçimli beyaz bir el kalktı. Genizden gelen o sıcak ses: - Ben efendim dedi. Gabriel Samson eski bir tanıdığı kalabalık arasında ilk olarak seçiyormuş gibi gülümsedi. - Buyrun Mariana. Mariana Dunne rüzgar önünde eğilen kamışların o tabii ve büyüleyici zarifliğiyle kara tahtanın önüne geçti. Miss Bee onun sakinliğini hayranlıkla seyrediyor ve " acaba Mr. Samson'u hala seviyor mu? diyede merak ediyordu. " Ben onun yerinde olsam bu kadar sakin duramam" "" Sonra Gabriel Samson ansızın döndü ve uzaklaştı. Genç kız yerinden kalktı ve onun arkasından koştu. Ona yetişti ve kollarını arkasından beline doladı. Gabriel dönerek onu kollarından kavradı ve hırsla sarsarak: - Çocukluk etme, diye söylendi. " ikimize de kötülük ettiğini görmüyor musun? - görmüyorum, dedi genç kız. Gabriel onu hala sarsıyordu: " Ateşle oynuyorsun, ben koskoca bir adamım, böyle aşk oyunlarına alışık değilim. Bir yere kadar kendimi tutabilirim. Anlıyor musun? " anlıyorum dedi genç kız ellerinden kurtularak kollarını boynuna doladı. " Kendinizi tutmayınız, sabretmeyiniz." ...... Kitaptan iki paragrafla tanıtmaya çalıştığım bu kitabın yazarının kim olduğu gerçeğini internette resim ararken buldum. Aslında çevirmeni olarak bildiğim Sayın Nihal Yeğinobalı o yılların şartlarında cesaret edememiş bu kitabın yazarı benim demeye. Uydurma bir Amerikan yazarı ismi ile yayına alınmış ve o yıllarda çok okunan bir kitap olmuş. Sanırım şimdilerde yine Altın Kitaplar serisinden yayınlanmaya devam ediyor. 

29 Mayıs 2020 Cuma

2020-19-El Vedud-Tuğçe Işınsu

Bu sene okuduğum 19.kitap Tuğçe Işınsu'nun El Vedud adlı kitabı...



El-Vedud kitabında bol bol dua,esma ve olumlama var.Bu kişisel olarak insanları çok rahatlıyor bence.Aynı zamanda en çok Regresyon,Şifalama ve Astral Seyahat konusu ilgimi çekti .

 Haa ! Bu arada kitabın kendine de has bir kokusu var, çok yoğun bir şekilde gül kokuyor.Bu beni mistik bir şekilde çok rahatlattı.Kitaptaki sureleri,duaları,esmaları okumak için bir "duamatik(zikirmatik) edinmek gerekebilir :)

Tuğçe Işınsu'yu bu konuda çok beğeniyorum ve kendisine başarılarının devamını diliyorum.

EL-VEDUD ; Kullarını çok seven,onlardan razı olan ve en çok sevilen anlamını taşıyor.

  • Her gün en az 10 dakika sessizce ve düşünmeden otur.
  • Düzenli teşekkür et.
  • Düzenli şükret.
  • Geçmişte kalma
  • Affet
  • Meleklere inan.
  • Yardım sadece Allah'tan gelir.
  • Yaşam dersini almadığın sürece sorun tekrar eder.
  • Bilinçaltında tüm cevaplar gizlidir.
  • Seni herkes bırakır, Allah bırakmaz.
  • Allah ile meşgul ol.
  • Herkesin hayrına olanı iste.
  • Allah seni asla terk etmez ve sever.
  • Derdini sevmen gerekir, Onu verenden dolayı.
  • Kul hakkı içeren mekanlarda ortamlarda çalışma ve alışveriş yapma.
  • Besmele ile güne başla.
  • Niyet et.




Bilmez misin ki,gerçekten göklerin ve yerin hükümdarlığı Allah'ındır. Sizin Allah'tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur.(Bakara Suresi,107)


Kitap gerçekten beni çok etkiledi ve faydası oldu..

Kitap puanım ***10

15 Mayıs 2020 Cuma

2020-18-Bitmeyen Deniz-Mustafa Balbay

Bu sene okuduğum 18.kitap Mustafa Balbay'ın Bitmeyen Deniz adlı kitabı...

Kitabı okurken gerçekten çok etkilendim, duygulandım ,üzüldüm.

Kitabı okumayı herkese tavsiye ederim..




Deniz Gezmiş, bitmeyen bir mücadelenin adıdır.
20 yaşından sonraki 5 yıllık yaşamının yarısı hapiste, yarısı sokaklarda geçti. 25’inde idam sehpasını kendisi devirirken çoktan ölümsüzlüğe ulaşmıştı.
Onu, İstanbul’da Sabahhattin Ali’nin, Bursa’da Nazım Hikmet’in koğuşunda yatırdılar. Bu kadarı yetmedi, 1971’de yakalandıktan sonra bir süre de Kayseri Cezaevinde Celal Bayar’ın yattığı bölüme koydular. İkinci kurtuluş savaşı gerektiğine inanarak bitmeyen bir azimle mücadele eden Deniz’in yaşamı boyunca en çok kullandığı cümlelerden biri şuydu:
“Tam bağımsız Türkiye!”
Kitap puanım ****100

12 Mayıs 2020 Salı

2020-17-Rüstem Paşa-Cahit Ülkü

Bu sene okuduğum 17.kitap Cahit Ülkü'nün Rüstem Paşa adlı kitabı..

Rüstem Paşa kitabı gerçekten çok sürükleyici ..Kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsunuz :)



"Rüstem Paşa", Cahit Ülkü’nün Masal Olmayan Masallar adını verdiği ‘üçleme’nin ikinci kitabı. Birinci kitap, "Pargalı İbrahim Paşa", adıyla kitaplaştırılmıştı. Üçüncü kitap "II. Selim" ise yakında okurlarımızla buluşacak. Bu kitap, Saraybosna’nın yoksul bir dağ köyünden dokuz yaşındayken devşirilen Hırvat asıllı bir domuz çobanı oğlunun, Kanuni’nin damatlığına ve veziriazamlığına yükselişinin romanı. Cahit Ülkü, Kanuni-Hürrem-Rüstem üçgeninde yaşanan ve koca bir cihan imparatorluğunun kaderini belirleyen süreci gözler önüne sererken, okurları, Batı'nın "Muhteşem" diye nitelendirdiği kudretli bir hükümdarın ruhsal yalnızlığına, karısı ve kızı arasında düştüğü acze; Hürrem’in, kızını gözünü kırpmadan amaçlarına alet etmesine; aşkı, sanatı ve kültürü hiçe sayan, alabildiğine çirkin, aksi ve sevgisiz bir adam portresi çizen Rüstem Paşa’nın ruhundaki gizli kıpırtılara tanık ediyor. Hem de ironik bir üslupla... Kitapta ayrıca sarayı, sokakları, insanlarıyla 16. yüzyıl İstanbul’unu, "Altın Çağ" diye nitelendirilen bu dönemde çöküşün nasıl başladığını, 1509 büyük depremini, devşirme kurumunun işleyişini ve daha pek çok ayrıntıyı bir belgesel gerçekliğinde, ama bir roman tadında okuyacaksınız.

Kitap puanım ***10

  AĞAÇ EV SOHBETLERİ 258 Uzun zamandır blogta yoktum. Çalıştığım birim yoğun olunca bayağı ara verdim.. Haftanın konusu:  "2024 Paris O...