31 Ocak 2020 Cuma

2020-3-Ateşin Şarkısı-Tess Gerritsenh

Ateşin Şarkısı bu sene okuduğum 3.kitap...



Tıbbi gerilim romanlarıyla ve dizisi de çekilen Rizzoli & Isles serisi ile adından söz ettiren,  kitap yazmak için doktorluğu bırakan Gerritsen, Ateşin Şarkısında farklı bir tarzla karşımıza çıkıyor.
Müzisyen olan Julia'nın bir antikacıda bulduğu “Incendio” adlı besteyi kemanıyla çalması sonucunda gelişen ürkütücü olaylar zincirinde, geçmiş ve gelecek arasında gidip gelen bir kurgu kurmuş Gerritsen. Bestenin sırrını çözmek ve deli olmadığını kanıtlamak için uğraşan Julia ile insanlığın yitip gittiği, vahşi katliamların yaşandığı II. Dünya Savaşının olduğu dönemlere götürüyor bizi.
"Her şey o zaman değişti işte. Kâbus o zaman başladı. Incendio'yu ilk çaldığım zaman. Bu müzikle ilgili bir şey hayatımıza bulaştı ve kızımı, her gördüğümde kanımı donduran birine dönüştürdü." 
Kitap gerçekten çok etkileyici..
Lorenzo ve Julia'nın hikayesi ayrı ayrı zamanlarda geçmesine rağmen hikaye çok akıcı..
Kitap puanım ****10!

26 Ocak 2020 Pazar

2020-2-Monte Kristo Kontu-2-Alexandre Dumasx

Monte Kristo Kontu-2.cilt bu sene okuduğum 2.kitap

Kitap gerçekten çok ama çok akıcı ...



Bir çok klasik eserin gölgesinde kalan, Alexandre Dumas'in ince zekasıyla, mükemmel kurgulanmış, aşkın, sevginin, dostluğun, merhametin, nefretin ve intikam hırsının bir insanda bir arada olabileceğinin en büyük kanıtı.

Romandaki karakterler okuyucuya oldukça başarıyla yansıyor, öyle ki; bir komplo sonucu ondört yıl hapis yatmak zorunda kalan "Edmond Dantes"in bu ondört yılın ardından intikam hırsı ile Kont'a dönüşmesini, hapisanede geçen yıllar içerisinde özğürlüğe, Rahip Abbe Fary'nin dostluğuna, bilgisine ve aklına olan ihtiyacı, içindeki kin ve nefreti, intikam hırsını, aynı zamanda minnettarlığı; Valantine ile ile aşkı, iyi niyeti ve masumiyeti, Eugenie ile bağımsızlığa özlemi, Morrel ailesi ile karşılıksız, sebepsiz saygı ve sevgiyi, yardımseverliği, Kont'un başarıyla aldığı intikamının ardından, masumlara verdiği zarar nedeniyle duyduğu vicdan azabını bir arada yaşayabiliyorsunuz.

Karakter kesişmeleri, kesişmelerin kurguya başarıyla yansıtılması, kitaba ayrı bir heyecan katıyor. Bazı noktalarda yazıldığı yüzyılın resmi dili ve karışık ünvanları yadırganabilmesine rağmen, anlatım dili oldukça yalın. Keyifle okunacak, roman gibi roman.


Kitap puanım ***10  !!!

6 Ocak 2020 Pazartesi

2020-1-Maus:Hayatta Kalanın Öyküsü-Art Spielgman

maus:hAYATTA KALAN  KİTABI BU SENE OKUDUĞUM 1.KİTAP...


Bu sene okuduğum ilk kitap teyzemden ödünç aldığım bu kitap !!

Tahta yiyen aç insanlar, ev ev, sokak sokak, şehir şehir hatta ülke ülke Yahudi avı, birer ölüm makinasına dönüşen bilim insanları, korku, birkaç saat sonra öleceğinin bile bile para kazanma sevdasından vazgeçmeyenler, mezbahaya dönen sıkıştırma (konsantrasyon) kampları?
Polonyalı Yahudi Spiegel ailesinin tek çocuğu olan Art Spiegelman 1948 yılında dünyaya geldiğinde, aile Ausschwitz toplama kamplarından sağ kurtulmayı başarmış, ABD ye göç etmişti. Fakat ilk çocukları olan Richieu tüm koruma çabalarına rağmen kurtarılamadığı gibi toplama kampın ilk kurbanlarından olmuştur.Anne Anja Spıegelman ise daha sonra yaşadıklarının ağırlığına yenik düşer ve intihar eder.Art Spiegel in deyimi ile hayatta kalmışlardı ama bir yanıyla da hafızalarındaki Ausschwitz de mahsur kalmışlardı.
Romanda Nazileri kedi, Yahudiler fare ve Polonyalılar ise domuz olarak çizilmiştir. Baba Spiegelman sakladığı yerden çıkıp yiyecek aradığında -ki bu çok tehlikelidir ve tam da bir farenin yiyecek arayışını anımsatır-domuz maskesi ile görürüz. Zengin bir tüccar olan Spiegelman, parasının çoğunu saklanmak için harcar. Sıkıştırma kampı süresince bütün çaba ve hileye başvurur hayatta kalabilmek için.Ticaret hayatı kamplarda da bitmez. Yahudi ispiyonlayana iki kilo şekerin verileceğini duyuran afişler, firar şebekeleri görünümündeki işbirlikler ve zimmetine gizlice para geçiren askerler?
2.Dünya Savaşının birçok detayının ve kedi-fare kovalamacasının belki de en iyi anlatıldığı belgesel bir başyapıttır Maus.
Kitap puanım *10!!!

21 Aralık 2019 Cumartesi

2019-37-Kösem Dört Devrin Sultanı-Jean Bell

Kösem Dört Devrin Sultanı  kitabı bu sene okuduğum 37.kitap...


Kadınlar ne savaşmış be! Kitabı okuduğum süre boyunca bu cümleyi sürekli kullandım. Hürrem, Nurbanu, Safiye ve en sonunda Kösem. Ama en etkilisi Kösem bu 4 kadının arasında. Hürrem valide sultan olamadan ölüyor, o kadar entrika boşa gidiyor, Nurbanu II.Selim'in zaten kendine de bir hayrı olmadığı için Safiye' ye kolayca yeniliyor. Safiye ne istediyse elde ediyor ama Kösem, hiçbiri onun gibi olamıyor.
Kösem gerçekten çok hırslı ve de acımasız bir kadın sultan...Hırsı için oğluna bile acımıyor!!!

Kitap gerçekten çok akıcı ve sürükleyici..
Kitap puanım  8!!

7 Aralık 2019 Cumartesi

2019-36-Monte Kristo Kontu I.Cilt_Alexandre Dumas

Monte Kristo Kontu I. Cilt  kitabı bu sene okuduğum 36.kitap...

Tüm zamanların en iyi intikam romanlarından biri. İddialı bir giriş oldu ama bunu çürütebilecek kadar intikam romanı okumuş birinin çıkacağını da sanmıyorum. Filmi de olduğundan hikayeyi az çok hepiniz biliyor olmalısınız. Genç denizcimiz Edmond Dantes' in tek hayali Mercedes ile evlenmektir. Bunun içinse önünde iki engel vardır. İlki tahmin ettiğiniz üzere para, ikincisi ise kitabı birazcık okuduktan sonra tahmin edebileceğiniz ama Edmond' un hayatı boyunca tahmin edemeyeceği bir şeydir; en yakın dostu Fernand Mondego. Mondego da güzeller güzeli Mercedes' e aşıktır. Ve bir gün çıktıkları bir sefer sırasında Edmond, yumuşak yürekliliği yüzünden ufak bir belaya bulaşır. Daha doğrusu bir iyilik yapar ve bu iyilik başta Fernand Mondego olmak üzere birkaç kişi tarafından uygulanacak ve hepsine büyük çıkarlar sağlayacak müthiş bir planın başlamasına neden olur. Türlü entrika sonunda Edmond kendini bir zindanda bulur ve ölene kadar da orada kalacaktır. Sonrasında yan hücredeki komşusu Abbé Faria ile tanışır ve asıl hikaye başlar. Edmond' un yaşamak için tek bir amacı vardır artık; intikam.



Kitabı okurken çok heyecanlı, kendine bağlayan, devamlı bir sonraki bölümünü merak ettiğim bir dizi izliyor hissine kapıldım. Monte Cristo Kontu okuyucuya, tadı damakta kalacak bir okuma deneyimi  ve aynı zamanda okuyucuyu büyüleyen bir seyir keyfi sunuyor. 

Kitap gerçekten çok sürükleyici ,insan nasıl bittiğini anlamıyorsunuz.

Kitap puanım ***10

2 Kasım 2019 Cumartesi

2019-35-Şeytan Ayrıntıda Gizlidir_Ahmet Ümit

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir  kitabı bu sene okuduğum 35.kitap...

Baş komiser Nevzat ve yardımcısı Ali'nin yer aldığı kısa ve akıcı polisiye öykülerden oluşan kitap, toplumsal gözlemleri ile dikkat çekiyor. Bu gözlemler bazen Nevzat’ın bir cevabında bazen Ali'nin olmadık bir çıkışında bazen de olay yerindekilerin tepkilerinde kendini gösteriyor. İstanbul ve renkleri eşliğinde üçüncü sayfalarda gördüğümüz haberlerin arka planı gibi gerçekçi bir kurguya sahip. Evet bir roman kadar derinlikli değil fakat bu kısacık öykülerde doğal ve insani bir yan var.


Baş komiser Nevzat ve yardımcısı Ali'nin olaylardan olaya koşturduğunu görüyoruz kitapta. Sonunda şaşırdığım hiçbir hikaye yoktu açıkçası. Hikayelerin çok kısa olması ve çok hızlı gelişmesi de tadını kaçıran unsurlardan biriydi. Zaten birkaç hikayeden sonra katilin kim olduğunu bulmak oldukça kolaylaşıyordu. Onur Eczanesi ve en azından Türkiye’de farklı bir konu olduğunu düşündüğüm kitaba da ismini veren Şeytan Ayrıntıda Gizlidir hikayelerini sevdim.

Kitap puanım 7.Çünkü  hikayelerde çoğunlukla sonucu tahmin edebildim.

23 Ekim 2019 Çarşamba

2019_34_Alexandre Dumas(Oğul) Kamelyalı Kadın_Okudum Bitti

Kamelyalı Kadın kitabı bu sene okuduğum 34.kitap...

Alexandre Dumas bu kitabı henüz 24 yaşındayken ve kendi hayatından esinlenerek yazmış. Yalnız belirtmek istediğim benim yeni öğrendiğim nokta kitap Monte Kristo Kontu ve Üç Silahşörler'in yazarı olan Alexandre Dumas tarafından yazılmadı, aynı isimle oğlu olan Alexandre Dumas tarafından yazıldı.Ayrıca yazar hikayeyi kendi hayatından etkilenerek yazmış.Yaşanmışlık kitabı daha da etkileyici kılıyor.





Bu kitabın tek özelliği var diyor yazar, o da gerçekliğidir !
Çok güzel bir aşk hikayesi, güzel ama bir o kadar da dokunaklı.
Okunması gereken bir kitap...


Kitap puanım *10

17 Ekim 2019 Perşembe

2019_33_ Henri Charriere Banko_Okudum Bitti

Banko kitabı bu sene okuduğum 33.kitap 

Banko kitabı Kelebek kitabının devamı olan bir kitap
Bu kitapta Kelebek'in hapisten kurtulduktan sonraki hayat macerası anlatılıyor.Kelebek'in  13 yıllık zindan hayatından kurtulduktan sonra yaşadıkları anlatılıyor.Kitap gerçekten çok akıcı...
“Kelebek” ve devamı niteliğindeki “Banko” kesinlikle okunması gereken destansı bir yaşam öyküsü. Bu kitapları okurken bazen üzülecek, bazen sevinecek bazende içinizden bağırmak, haykırmak gelecek. Bir yerlere bir şeylere isyan edeceksiniz.
Kelebek ne yapacak peki?  O kadar yaşam isteği ile dolu ki hiçbir şey onu yolundan döndüremeyecek.

Henri Charriére – Banko

Kitabın sonunda şöyle diyor Henri Charriére :
” – Yazar, senaryocu, oyuncu bir kere daha kazanma ya da kaybetme keyfini tatmak, büyük heyecanlar duymak içindi bu. Heyecanları bol bol duydum, ama bu kez talihim yoktu. Bankoyu kaybettim.
Neyse ki oynanacak başka bankolar var. Kuşkusuz, bir gün esaslı bir fırsat yakalayacağım yeniden. Hangisi mi? Önemi yok, hayat öyle güzel ki!
Hoşçakalın – Papillon.”
Kitap puanım  *10

30 Eylül 2019 Pazartesi

2019_32_ Paula Hawkins Trendeki Kız_Okudum Bitti

Trendeki Kız kitabı bu sene okuduğum 32.kitap...





Rachel her gün trenle Londra'daki işine giderken yol üzerinde gördüğü evleri, manzarayı ezberlemiş ve sürekli takip etmektedir. Özellikle her gün kırmızı ışıkta tren durduğunda, evlerinin önünde durup baktığı ve onların hayatına imrendiği bir çift vardır. Onlara isim bile vermiştir ve o muhitteki evlerin iç dizaynlarını bildiği için evin içinde nasıl hareket ettiklerini tahmin etmeye çalışmaya başlamıştır. Her gün gelip geçerken, bir zamanlar aynı caddede kendi mutlu evliliğini hatırlatan bu çifti seyretmektedir. Bir gün yine kırmızı ışıkta çiftin evinin önünde durduklarında kızın başka bir adamı öptüğünü görür ve çok sinirlenir, bir şekilde gidip kızı sarsıp kendine getirme isteği duyar içinde. Ertesi günlerde ise kızın kayıp olduğu haberini alır.. Takip ettiği çiftin Scott-Megan çifti olduğunu ve hayatları hakkında gerçek bilgilerini öğrenmeye başlar. Oraya gidip şüpheli halde olan kocasına karısının başka bir adamı öperken gördüğünü söylemek istese de, aynı semtte oturan eski kocası ve karısının evlerinin yanına yaklaşmayı istememektedir. Kocası Tom'dan boşandıktan sonra işten atılan, alkole kendini veren Rachel'in kendini toplaması hiç kolay olmuyor ve Megan'ın kaybolduğu gece o semtte trenden indiğini hatırlamasının ardından kendini bir anda olayın içinde bulur. Tek sorun Rachel'in bir çok şeyi unutan bir hafızasının olmasıdır. Belkide aslında hatırlanacak bir olayın olmamasıdır !. 



Çok sürükleyici, merak uyandırıcı, şaşırtıcı bir romandı. Bir solukta okudum. Başladığınız gibi bitireceksiniz. Tavsiye ederim.

23 Eylül 2019 Pazartesi

45 Yıl (45 Years) Konusu ve Oyuncuları

Dün akşam Trt2'de izlediğim ve çok beğendiğim bu filmden size bahsetmek istiyorum.Filmin ana konusu David Constantine’in “In Another Country” adlı kısa hikayesinden esinlenilmiştir. 45 yıldır huzurlu bir evlilikleri olan Kate Mercer – Geoff Mercer çifti bu mutlu evliliklerinin 45. Yılını güzel bir partiyle kutlamak istemektedirler. Parti hazırlıklarının sürdüğü esnada Geoff Mercer’e bir mektup gelir ve mektupta Geoff’un önceki sevgilisinin cesedinin İsviçre'nin Alplerindeki buzullar içerisinde bulunduğu yazmaktadır

45-years-konusu


Ana konusu bu şekilde gözüken filmin derinliklerinde ise yönetmen Andrew Haigh biraz daha psikolojik sentezlere girmiş ve ilişkilerdeki bir şüphenin bile nerelere varabileceğini bizlere göstermiştir. Kate her ne kadar mektupla gelen haberi ilk başta eşinin bir kaybı olarak algılayıp buna saygı duysa da daha sonra aldığı sinyallerle durum farklılaşmaktadır. Çift bu zamana kadarki ilişkilerini her ne kadar mutluluk içinde geçirmiş olsalar da eşinin bu haber karşısında birtakım kafa karışıklıkları yaşamış olduğunu gören Kate, buradan eşinin eski sevgilisini unutamadığı anlamını çıkarmaktadır. Daha sonra gelişmekte olan olaylarda ise mektup sadece ilişkide halının altına süpürülen gerçekleri ortaya çıkarma vazifesi görmüştür ve 45 yıllık evlilikte gizlenen hisler ve bastırılan duygular kendilerini göstermeye başlamıştır. Film beni çok etkiledi gerçekten.Filmde evlilikte bazen beyaz yalan söylemenin ne derece önemli olduğunu anladım. Trt2'de genelde güzel filmler oluyor.Herkese tavsiye ederim.



45 Yıl (45 Years) Festivaller:

2015 Oscar Akademi Ödülleri
En İyi Aktris Adaylığı
Berlin Uluslararası Film Festivali
En İyi Aktör – En İyi Aktris Ödülü

45 Yıl (45 Years) Teknik Detay:

Yönetmen: Andrew Haigh

Oyuncular: Charlotte Rampling, Tom Courtenay, Geraldine James
Ülke: İngiltere
Dağıtıcı: M3 Film
Yapımcı: Tristan Goligher
Yapım Yılı: 2015
Vizyon Tarihi: 25 Eylül 2015
Süre: 95 Dakika

17 Eylül 2019 Salı

Ağaç Ev Sohbetleri 3

Yaşadığınız şehrin sevdiğiniz ve sizi oraya bağlayan özellikleri nelerdir? Şehrinizde gitmeyi tercih ettiğiniz yerleri, meşhur yemekleri ve bir gün uğrarsak bize önerebileceğiniz aktiviteleri tanıtır mısınız?

Bir eski  doğma büyüme İstanbullu olarak yaşadığım şehir 3 yıldır memur olarak çalıştığım Kocaeli. Kocaeli'nde en çok Sekapark,yürüyüş yolu ve Maşukiye'ye gitmeyi seviyorum. Kocaeli'nin en çok trafiğini(hiç yok gibi)  ve sakinliğini seviyorum.Pişmaniyesi meşhur.Herkese tavsiye ederim.Kavala kurabiyesi normalde Edirne lezzeti ama burada da çok seviliyor.











  AĞAÇ EV SOHBETLERİ 258 Uzun zamandır blogta yoktum. Çalıştığım birim yoğun olunca bayağı ara verdim.. Haftanın konusu:  "2024 Paris O...