26 Mart 2021 Cuma

2021-7 -Yaşayacaksın-Danielle Steel

 Bu sene okuduğum 7.kitap ,Danielle Steel'in Yaşayacaksın adlı kitabı..

Kızının geçirdiği trafik kazası sonucu genç kadın ummadığı acı gerçeklerle karşı karşıya kalıverir. Kızı ölümle yaşam arasındaki ince çizgide mücadele verirken kocası onu hem bu savaşta, hem de sevgi dünyasında yapayalnız bırakır.Artık genç kadın ve kızı için tek mücadele vardır:Yaşamak ve her şeye rağmen dimdik ayakta kalmak...Bu savaşta ummadığı bir destek ona el uzatacaktır...




Kitap hem çok duygusal hem de çok sürükleyici...

Kitap puanım 9

11 Mart 2021 Perşembe

2021-6 -Şen Dullar Cinayeti-Hal Masur

   Bu sene okuduğum 6.kitap ,Hal Masur'un Şen Dullar Cinayeti adlı kitabı..




Güzel bir polisiye roman daha. Avukat Scott Jordan, telefon memuru kılığında, Nicholas Creel adında bir adama celp vermek için bir eve girer. Ancak evin banyosunda bir ceset vardır. Bu ceset Creel'in tanıdığı biridir. Jordan, Creel'in ortağı Joshua'nın müvekkilidir ve maalesef kitaptaki çoğu cinayette de şüpheli konumuna düşer. Ancak komiser Nola ona güvenir ve bir kaç cinayet sonrasında işler çözülür. Zevkle okunan bir roman.

Kitap puanım 10 !!!

1 Mart 2021 Pazartesi

2021-5 -Madalyonun İçi- Gülseren Budayıcıoğlu

   Bu sene okuduğum 5.kitap ,Gülseren Budayıcıoğlu'nun Madalyonun İçi adlı kitabı...


Bu eserinde de hekimlik hayatında karşılaştığı tüm hastaların yaşamlarını, duygularını aktarmış biz okuyuculara.  Bu insanlar hasta değil esasında. Sadece anlaşılmak isteniyorlar. Yalnız kalmamak, onlarla konuşmamızı talep ediyorlar. Bizler onları ne kadar dinlersek, onlar da o kadar iyileşmiş olurlar. Ayrıca neler yok ki bu kitapta? Cinlerle aşk yaşayan bir kızdan, kirlenir diye çöplerini atmayan çöp apartmana; eşi ile mesut olamayan hanımlardan, panik ataklı erkeklere kadar onlarca hastanın hikâyesini dinliyoruz. Gerçek bir hikâye hem de. Ve yazarımız bazı şeyler anlatmış ki hayret verici. En iyi üniversiteleri kazandı diye bir çocuğunuzu mutlu zannetmeyin diyor velilere. Çoğu hastası sınavları derece ile kazanan öğrencileri olmuş. Bir öğrenci varmış ki sınavı full yapmayayım diye 7 soru boş bırakırmış hep. Birinci olup ülke gündemine düşersem diye. Bu da kendi ruhunda ayrı bir problem bence. Diyeceğim şu ki; her daim kendimizi tanımalı ve depresyona girmiş her türlü insanı bir veba gibi değil, bizlerden yardım bekleyen bir insan olarak görmeliyiz. 



Herkesin okurken kendinden bir parça bulabileceği bir kitap. Farklı hayat hikayeleri ile tanıştığım bu kitaptan ders alınacak çok örnekler var. Okurken bu gerçek hikayelerden etkilenmemek elde değil. Zaman zaman bizim de yaşadığımız sıkıntılara çözüm bulan Gülseren Budayıcıoğlu herkesin derdiyle yakınen ilgileniyor ve en önemlisi o insanlara değer veriyordu. Çünkü bazen bir insanın en ihtiyacı olduğu şey sevilmek, değer görmektir.
Özellikle sevginin, hoşgörünün önemini, hayatımızdaki zorluklarla başa çıkma yollarını bütün kitap boyunca öğrenmiş oldum. Çocukken yaşadığımız olayların, aile içi sıkıntıların, çevre ile olan ilişkilerimizin tüm hayatımıza nasıl etki edebileceğinin şahidi oldum bu kitapta. Severek ve her hikayenin sonunu merakla bekleyerek okuduğum bu psikoloji kitabını okumayı herkese tavsiye ederim.

17 Şubat 2021 Çarşamba

2021-4-Eskici ve Oğulları-Orhan Kemal

  Bu sene okuduğum 4.kitap ,Orhan Kemal'in Eskici ve Oğulları adlı kitabı...

Eserde iki oğlu ile ayakkabı tamiri üzerine bir dükkan işleten topal eskicinin hayatı konu ediliyor. Bu eskici öyle düşündüğünüz gibi halim selim, beyefendi bir adam değil ne yazık ki... Dükkanda iki oğlunu da sürekli azarlayıp hor gören, hatta dükkânın gelirinin hepsine yetmediğini ileri sürerek ve torunlarını dahi düşünmeyerek, büyük oğlunun artık kendi başının çaresine bakması gerektiğini sürekli ima eden; evde karısına ve kızına her fırsatta kızıp ardından pişman olan garip mi garip bir adam. Bu aksi ve küfürbaz adamın dengesiz hâllerine tanık oldukça kızmaktan kendimi alamadım. Karakterleri bu denli okuyucuya hissettirmesi kitabın kaliteli yönlerinden biri.





Bu durumun yanı sıra yoksulluk, zengin olma tutkusu, fakirliğin bir ailenin iç huzurunu olumsuz yönde nasıl etkilediği de kitabın ana temalarından. Topal eskici çok da işlemeyen bir dükkanda dokuz kişiyi nasıl doyuracağını düşünüp, sürekli kötü kaderini sorgular. Büyük oğlu Mehmet başının çaresine bakıp, babasına yük olmamak için kendince yollar arar. Küçük oğul Ali ise böyle bir babaya her fırsatta kızarak, abisinin yolundan gitmeye çalışır. Kız kardeş Zeliha'ya gelince, gelinlik kız olduğundan zengin ve itibarlı bir eş bulma derdindedir. Anne ise hayalindeki şaşaalı konağa kavuşup mahalledeki kadınları çatlatma peşindedir. Sayfaları çevirirken yeri geliyor Mehmet, Ali, yeri geliyor Zeliha oluyorsunuz. Hepsinin kendi açılarından farklı emelleri vardır fakat kader hepsine bir yol çizmiştir. İşte eser okuyucuyu bu uzun yolculuğa davet ediyor.

Okumanızı mutlaka tavsiye ediyorum.

Kitap puanım 10

8 Şubat 2021 Pazartesi

2021-3-Sakıncalı Piyade-Uğur Mumcu

 Bu sene okuduğum 3.kitap ,çalıştığım üniversitenin kütüphanesinden aldığım Uğur Mumcu'nun Sakıncalı Piyade adlı kitabı...

Kitap 12 Mart döneminde yaşanan ilginç olayları Mumcu’nun mizahi yorumuyla ele alıyor. Mumcu, askerliğe gitmek için kendisinin başvuru yapmasına rağmen “asker kaçağı” olarak suçlanması, askerlerin başkanlık ettiği sıkıyönetim mahkemelerinde hukuk profesörlerinin albaylar tarafından adaletsizce yargılanması, sol görüşlü oldukları belirlenen insanlara sahte suçlar yaratılıp, ülkücülerin tanıklığında yeterince kanıt olmaksızın mahkûm edilmeleri gibi hukuk skandallarını eleştirip, cuntanın hukuk devletinin kurallarını yok ettiğini savunuyor.






Kitabın sonlarına doğru ise Uğur Mumcu’nun askerlik anıları yer alıyor. Mumcu askerliğini yedek subay olarak yapacakken “sakıncalı piyade eri” unvanıyla nasıl er olarak en ağır işlerde çalıştırıldığını anlatıyor.

Kitap ilginç konusu ve yazımıyla oldukça ünlenmiş, Uğur Mumcu’nun en tanınan eseri haline gelmiştir. “Sakıncalı Piyade” terimi ise devlet gücünü suistimal edenlere karşı duran kişilere koyulan bir unvan haline gelmiştir.

Kitabın Tekin Yayınevi’nden 1977’de çıkan ilk baskısı 47 baskı yapıp 184.000 adet satmış, 1997’de Um:Ag tarafından yapılan basımı ise Mart 1998’e kadar 51. baskıya ulaşmıştır. Satış adeti 200 bini aştı.

Kitap  gerçekten o dönemin siyasi atmosferini bize hissettiriyor.Yaşanan trajikomik olaylar beni çok etkiledi.

Yazım dili gayet akıcı ve sohbet havasında...

2021-2-Fikrimizin Rehberi-Erol Mütercimler

 Geçen sene Kasım ayında başladığım kitabı bitirmeyi başardım!!





Bugüne kadar okuduğum en iyi Atatürk biyografisi diyebilirim. Erol Mütercimler harikulade bir iş çıkarmış. Kaynakçası oldukça zengin bir kaynak. Atatürk'ün doğumundan ölümüne dek neredeyse onunla yaşıyorsunuz kitapta. Kalınlığına bakmayın gerçekten çok sürükleyici bir kitap. Bundan önce TEK ADAM  serisini  okumuş birisi olarak fazlası var eksiği yok diyebilirim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkında bilinmesi gereken her şey var.


Kitap gerçekten muhteşem !!!

4 Ocak 2021 Pazartesi

2021-1-Çakıcı'nın İlk Kurşunu -Sabahattin Ali

 Sabahattin Ali'nin sandığından çıkan öykü, makale, şiir ve çizimlerden oluşan bir kitap...Öykülerinden birinin tamamlanmamış olması ve yazmak isteyip de yazamadığı birçok öyküsünün olması çok üzücü bir durumdu..




Kitap, dönemin siyasal, sosyal ve ekonomik durumlarını konu alan makale ve öykülerden oluşmaktadır. Kitaba adını verdiği Çakıcı'nın İlk Kurşunu öyküsü en beğendiğim öyküsüydü.Bu öykü beni çok etkiledi...
Zorbalara karşı halkın yanında olan eşkıyaların ve zeybeklerin öyküsü vahim sona rağmen okunası derecede güzeldi..
Makalelerinden özellikle "Kadınlar Üzerine Konferans" makalesinin okunmaya değer olduğunu  düşünüyorum.

                                Kitap puanım ***100

2020-38-Sherlock Holmes'un Özel Yaşamı-Michael Hardwick, Mollie Hardwick

 2020 yılında son okuduğum kitap ..

Kitap Sherlock Holmes'un sonra yayınlanması kaydıyla banka kasasında duran öykülerinden oluşuyor.

Bu kitapta anlatılanlar, ayrılmaz ikilinin başından geçen , skandal özellikleri taşıyan olayları içermektedir



Kitapta gerçekten çok sıra dışı öyküler yer almakta...

Kitap puanım ***100

26 Aralık 2020 Cumartesi

2020-37-Tanrı Vermiş Pırasa Hiç Yenir mi Yarasa ?

 Bir gün corona geldi ve hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

Ölümler, yoğun bakımlar, maske ve eldivenler, sosyal mesafeler… Nedenini araştıran herkes gözünü Çin’e dikmiş aynı merakla soruyordu…

Yaratıcı Türk zekâsı tek cümlede neden sonuç ilişkisini bir pazar esnafının gözünden tek cümlede özetleyiveriyordu: Tanrı vermiş pırasa, hiç yenir mi yarasa?



Metin Uca, şahsına münhasır muzip ve eleştirel üslubuyla, değişen hayatlarımız, alışkanlıklarımız ve nedeni konusunda inanılmaz komplo iddiaları ve cevap sanılan cevapları yani coronanın Türkiye yolculuğunu anlatıyor.

Tanrı vermiş pırasa, hiç yenir mi yarasa? Türkiye’deki sağlık sistemine ve kriz yönetimine dair hasar tespit raporu niteliğinde ...Sokağa çıkmak kimlere, ne zaman, ne kadar yasak? Corona hafta sonları daha mı çok bulaşıyor?

Uçak yolculuğunda zararsız olan corona, kültür etkinliklerinde niye saldırganlaşıyor?

Kitap puanım 100!!!

18 Aralık 2020 Cuma

2020-36-Postacı Kapıyı İki Defa Çalar

 Bu sene okuduğum 36.kitap  James M.Cain'in Postacı Kapıyı İki Defa Çalar adlı kitabı..




Tanıtım bülteninden

Amerikalı yazar James M. Cain dünya edebiyatına kazandırdığı bu önemli romanıyla çoktan bir efsane. Öyle ki, kitapların gölgesinde kalmış yazarlardan biri olarak da gösterilebilir. Unutulmaz film uyarlamasıyla da adını yediden yetmişe herkesin bildiği Postacı Kapıyı İki Kere Çalar, tutku dolu bir aşkı anlatıyor. 50’lerin karışık ve ekonomik sorunlarla boğuşan Amerika’sında, bir aylak, bir yol kenarı lokantasına uğrar. Ve lokantacının güzel karısından gözlerini alamaz. 



Kitap yorumuma gelince kitap gerçekten çok sürükleyici ...öyle ki 4 günde bitirdim.

Kitap MUHTEŞEMMM!!

15 Aralık 2020 Salı

2020-35-Genç Kız Kalbi-Mehmet Rauf

Bu sene okuduğum 35.kitap  Mehmet Rauf'un Genç Kız Kalbi  adlı kitabı.




Kitap 1925 tarihinde yazılmış olmasına rağmen günümüze dair pek çok uyuşan noktalar barındırıyor. Gerek İstanbul'un durumu gerekse insanlara dair.

Pervin, İzmir de yaşayan, İstanbul'a giden akrabaları ve arkadaşlarından duyduğu kadarıyla İstanbul'a aşık olan ve deli gibi merak eden 19 yaşında bir genç kızdır. Çok ısrarı üzerine babası onu üç ay yaz tatilini geçirmesi için İstanbul'a amcasının yanına gönderir. Pervin, İstanbul'a daha ayak basar basmaz hayallerinin gerçekle alakası olmadığını görür ve hayal kırıklığı yaşar.

Amcası, amcasının üçüncü eşi ve kuzenleri Abdi'yle Nigar ile üç ay boyunca İstanbul'da yaşayan ve İstanbul'dan istediğini alamayan Pervin en sonunda şair olan Behiç Bey ile tanışır olaylar bunun üzerine ilerler.

Kitap bir günlük tarzında yazılmıştır ve tamamen Pervin'in anlatımıdır. Günümüzle tutan kısımları ise insanların kültürlerini genişletmek yeni şeyler öğrenmek adına hiç çaba göstermeyip bildiklerini hep dedikodulardan öğrenmeleri, kadınları sürekli hor görmeleri, kadınların sanki sadece eşlerine hizmet etmek için evlendiklerini düşünmeleridir.

Mehmet Rauf bu eserinde aşkı o kadar güzel işlemiş ki.. Hayran kaldım ve çok etkilendim. O dönemin yaşantısını, duygularını, zümre farkını güzel işlemiş eserinde.. Sonu hiç tahmin edildiği gibi bitmedi.

Kitap puanım 8...

  AĞAÇ EV SOHBETLERİ 258 Uzun zamandır blogta yoktum. Çalıştığım birim yoğun olunca bayağı ara verdim.. Haftanın konusu:  "2024 Paris O...