28 Eylül 2020 Pazartesi

2020-30-Ikigai Uygulama Rehberi- Hector Garcia &Francesc Miralles

 Bu sene okuduğum 30.kitap Ikigai Uygulama Rehberi kitabı..

Japonların inancına göre herkesin bir ikigaisi var. Yani bu her sabah yataktan kalkmaları için bir sebepleri var anlamını taşır. Bir günü anlamlı bir şekilde başlayıp sonlandırmayı amaçlar.




Ikigai diyor ki: Geçmişten ders çıkar, mevcut anda yaşadığını hisset ve geleceğini kökten değiştir! İlk kitaplarında Ikigai en temele inerek inceleyen Garcia ve Miralles, iki yıllık çalışma ve birikimlerinin üzerine okuyucusuna, hayattaki amaçlarını tüm yönleriyle nasıl keşfedeceklerini anlatıyor. Çünkü içimizdeki Ikigai, sonsuza kadar sahip olacağımız ve her evresine göre dönüşecek olan değişmez bir özellik. O halde bu özelliği hayata doğru geçirmek için de bir rehbere ihtiyacım var demektir.

Ikigai Uygulama Rehberi, hayat amacımızı keşfetmemiz için esas olan Ikigai felsefesini, hayatımızın merkezine nasıl koyacağımızı 35 aşamada öğretmeyi amaçlıyor. Geçmiş, şu an ve geleceği bir araya getirip kendimizi tanımamızı sağlıyor. Enso çemberinden koan bilmecelerine, haiku sanatından zen ve okçuluğa kadar birbirinden ilginç tekniklerle tanıştırarak, bunları günlük yaşamımıza nasıl aktaracağımızı öğretiyor.

Şimdi derin bir nefes alın ve ruhunuzun kapılarını açın. Yolculuk başlamak üzere.. 

Kitapta 35 aşama var.Benim en çok ilgimi çeken 3 maymun öğretisi oldu.

Kitap gerçekten muhteşem ve bir o kadar da öğretici..

14 Eylül 2020 Pazartesi

2020-29-Ikigai-Hector Garcia &Francesc Miralles

 Bu sene okuduğum 29.kitap Ikigai kitabı..

Kitap gerçekten harikaydı..Öyle ki 9 gün gibi kısacık sürede bitirdim.




Uzun yaşamak mı yoksa sağlıklı olarak uzun yaşamak mı? Günümüzde ortalama yaş ömrünün Japonya'nın Ogimi köyündeki kadar olmasa da arttığını görüyoruz. Ancak şehir hayatı, stres, hızlı yaşam ve beslenme alışkanları gibi birçok faktör sebebiyle yaşlılığın son dönemlerinde hastalıklarla boğuşmak zorundayız. Kitabın konu aldığı araştırmaya göre sofradan doymadan kalkmak, günlük işlerimizi acele etmeden yapmak, sürekli hareket halinde olmak, bedeni ve zihni sürekli aktif tutmak ve doğa ile iç içe olmak ve en önemlisi bir ikigai'mizin yani yaşam amacımızın olması gibi temel etmenler uzun ve mutlu yaşamın sırrını veriyor bize.  .Gördüğünüz gibi uzun yaşamanın büyük bir sırrı yok. Önemli olan bedenimizi tanımak ve sağlımızı muhafaza etmek :)

Kitap puanım  100 ...

2 Eylül 2020 Çarşamba

2020-28-Duyguların Rengi-Kathryn Stockett

 Bu sene okuduğum 28.kitap Kathryn Stockett'in Duyguların Rengi adlı kitabı..




Aibileen'in küçük kızı yetiştirme tarzı çok hoşuma gitti. İsmi de Emma, Sophia tarzı değil, çok değişik. Kız isimleri listeme Aibileen Mae'i ekledim. Kitapta en sevdiğim bölüm Celia'nın 4. bebeğini düşürdüğü ve Minny'nin onu tuvaletten temizlemek zorunda kaldığı yer, Celia'nın bahçedeki o iğrenç adama haddini bildirdiği yer -"penisli çörek" lafı psikolojimi bozdu- ve Celia'nın adını unuttuğum saç rengi & dekolteli pembe elbise kombiniyle partide arz -ı endam ettiği yerdi. Minny'nin boklu tartını da unutmamak lazım ve çocuklarının Sugar tarzı isimlerini çok tuhaf buldum. Favori karakterim Celia Rae Foote, ikincisi Minny Jackson, üçüncüsü de Mae Mobley Leefolt. Yazar Mae'in ta kendisiymiş, o yüzden Mae ileride ırkçılığa karşı, çok akıllı ve güzel bir kadın olacak diyebiliriz. Ortalarda bazen cidden çok sıkıcıydı, günler yavaş geçiyordu, günlük hayatla ilgili gereksiz ayrıntı vardı. Ancak "The Help" çıktıktan sonra akıcılaşmaya başladı. Skeeter beni çok etkiledi . Filmi  kitabı okumadan uzun zaman önce seyretmiştim.Kitap almayı düşündüğüm bir kitaptı.Teyzem den ödünç aldım.Kitap çok açık bitti, kız New York'a gidiyor ve Aibileen, Leefolt evinden ayrılıyor. Sonraki hayatları yok. Yazar son sayfalarda kendi aile hizmetçileri Demetrie'yi ve ırkçılığıyla ünlü Mississippi, Jackson'dan olmanın nasıl olduğunu anlatmış. İkinci bir kitap fena olmazdı.

Kitap puanım  ***10

10 Ağustos 2020 Pazartesi

2020-27-En Yakın Arkadaşımın Kızı-Dorothy Koomson

 Bu sene okuduğum 27.kitap Dorothy Koomson'un En Yakın Arkadaşımın Kızı adlı kitabı..

Birbirlerinin en yakın dostu olan Kamryn Matika ve Adele Brannon, aralarına hiçbir şeyin giremeyeceğini düşünürdü -ta ki Adele düşünülemezi yapıp Kamryn'nin nişanlısı Nate ile birlikte olana kadar...
Daha da kötüsü, hamile kalacak ve doğuracaktı. 

Kamryn bu ihanet hakkındaki gerçeği keşfettiğinde onları bir daha görmeyeceğine yemin etti.Birkaç sene sonra Kamryn, Adele'den onu hastanede ziyaret etmesini rica eden bir mektup aldı. Adele ölecekti, Kamryn'e, kızı Tegan'ı evlat edinmesi için yalvarıyordu.

Oysa harika bir işi ve hareketli bir sosyal hayatı olan Kamryn'in beş yaşındaki bir çocuğa ihtiyacı hiç yoktu. Özellikle de ona Nate'i hatırlatan bir çocuğa. Fakat Tegan'a bakacak başka kimse olmadığına ve Adele de ölüm döşeğinde yattığına göre, Kamryn'in seçim şansı var mıydı ki?Genç kadının affedişe, aşka, sorumluluğa ve en önemlisi de kendi kendini anlamaya doğru uzanan zor yolculuğu böylece başlamış oldu.



Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kesinlikle bayıldım. Duyguları o kadar güzel işlemiş, öyle bir kurgu kurmuş ki, sık sık empati yaptım. Acaba ben olsam affedebilir miyim diye?

Sanırım affetmekte bayağı zorlanırdım

Kamryn, Adele ile okul çağlarında arkadaş olmuştu. Kendi ailesinde çok sıkı bir babaya sahip olan ve şiddete maruz kalan Adele için Ryn bir can simidi ve kız kardeşti. Yada Ryn öyle sanıyordu. Ta ki düğününe sayılı günler kala Adele ile Nate'in birlikte olduklarını ve Adele'in hamile olduğunu öğrenmesine kadar. Ryn hayatını komple değiştirip, yaralarını sarmaya çalışırken, başarılı bir iş edinmiş ve kendisi için güzel bir hayat kurmuştu. Adele'den sürekli gelen mektup ve kartları ise yıllardır görmezden geliyordu. 

Olayların 5 yıl sonrasında doğum günü kartlarını okurken, Adele'den gelen mesajı aldığında şoka giriyor. Adele, lösemi ve sayılı günleri kalmış. Kızı ise babasının elinde ve ölümünden sonrada muhtemelen esirgeme kurumuna verilecek. Ryn'dan ona bakmasını istemektedir. Tüm hayatını gözden geçiren Ryn, bir çocuğa bakmayı hiç düşünmemiştir, özellikle ona eski nişanlısını ve arkadaşının ihanetini sürekli hatırlatacak, annesini kaybetmek üzere olan bir kız..

Tegan'ı büyükbabasının evinde, odaya kapatılmış, aç ve bakımsız gördüğünde tüm duyguları ve düşünceleri değişir. Adele'in kaybını atlatmaya çalışırken, Nate ile de görüşmek zorunda kalan Ryn, iki erkek arasında kalır. Adele'e bahşettiği affını Nate içinde verebilecek midir? Ama en önemlisi bundan sonra kızı ile birlikte kuracakları hayat ve gelecekleridir.


Kitap puanım  ****100

20 Temmuz 2020 Pazartesi

2020-26-Ferrari'sini Satan Bilge - Robin Sharma

Bu sene okuduğum 26.kitap Robin Sharma'nın Ferrari'sini Satan Bilge adlı kitabı...

"Yaşamınızın niteliği üzerinde çalışın, yaşamak için değil." - Og Mandino



Kısır bir döngünün içe girip kaybolursunuz ya bazen, ya da kaybolduğunuzu hissedersiniz hani... Hiçbir şey gelmez içinizden. Ev-iş arasında akıp giden zamana teslim olursunuz. Bir arkadaştır belki aradığınız ya da bir sevgili..?

Her neyse "o".

Bilirsiniz o'nu bulduğunuzda karanlıklardan aydınlığa çıkacağınızı...

Bilirsiniz mutsuzluğunuzu görüp, "nasılsın"lara, sık sık dudaklarınızdan dökülen, kendinizin bile inanmadığı o sahte "mücadeleye devam" tümcelerini artık muzaffer bir edayla söyleyeceğinizi...

"Bir amaç için ölmek, bir hiç uğruna ölmekten iyidir."

Düşünün...

Kariyerinizde çok başarılı ve hayatta sahip olmak istediğiniz her şeye de sahip olduğunuzu...

Yaşamınızı nasıl sürdürürdünüz?

Ferrari'sini Satan Bilge'deki romanın baş kahramanı Jullian Mantle'in hayatı, bana, Og Mandino'nun sözünü hatırlattı.

Julian, elli yaşlarında ve ülkenin en ünlü avukatlarından bir adam. Mesleğinde çok başarılı ve birçoğumuzun hayatta sahip olmak istediği (zaman hariç) her şeye de sahip.

Julian sürekli çalışmakta ama sağlığına hiç dikkat etmediğinden, bir duruşma sırasında kalp krizi geçirir ve bu hastalık sonrası "yaşamın niteliği için çalışma" kararı verip, iyileştikten sonra ortadan kaybolup Hindistan'a gider.

Hindistan’da Himalayalar’da yaşayan Sivana Bilgeleriyle tanışır. Bilgelerden Yogi Raman adındaki adama yaşadıklarını anlatır ve Julian’ın hayatının değişmesini sağlar.

Yogi Raman, Julian’ı yaşadığı yere götürür ve diğer bilgelerle tanıştırır. Julian bu üç yıl boyunca bilgelerin yaşamına uyum sağlar ve onlar gibi yaşar.

Üç yıllık Hindistan seyahatinin bitiminde yakın arkadaşı John’u ofisinde ziyaret eder. John, Julian'ın enerjisinden fazlasıyla etkilenip, neler yaşadığını, nasıl bu kadar değiştiğini sormasıyla hikâye (bana göre) bundan sonra başlar.


Kitap hem duygusal hem de çok etkileyici...

Kitap puanım ****100

16 Temmuz 2020 Perşembe

2020-25-Tehlikeli İlişkiler-Choderlos De Laclos

Bu sene okuduğum 25.kitap Choderlos De Laclos'un Tehlikeli İlişkiler adlı kitabı..

İlk olarak 1782'de yayımlanan Tehlikeli İlişkilerdeki baştan çıkarma ve öç almanın ahlaksızlıkla iç içe geçmesi, romanın Avrupa edebiyatının en çok tartışılan skandal kitaplarından biri olmasına yol açmıştır. Romanın baş kahramanları Vikont de Valmont ile Marquise de Merteuil, ahlaksız bir birliktelik oluşturmuş ve baştan çıkarmayı bir oyuna dönüştürmüştür. Ve bu oyunu öylesine zekice ve güzel oynamaktadırlar ki, onlara gıpta etmemek neredeyse imkânsızdır. Hiç kimsenin kazanamadığı bu mücadelede suçlu ile birlikte masum olan da acı çeker.Tehlikeli İlişkiler: Tabulara ilk saldırı!



Kitap mektuplaşmalardan oluşuyor. Cecile'in masumiyeti zarar görüyor.

Kitap puanım ***100

2020-24-Kızıl Dosya -Sherlock Holmes

Bu sene okuduğum 24.kitap Sherlock Holmes'un Kızıl Dosya adlı kitabı..





Kitapta, dedektifimizin çözmeye çalıştığı olay ilk bakışta çok basit gibi dursa da kitabın ikinci kısmında gerekli detaylar verilmiş ve okuyucu olarak aydınlanmamız sağlanmış. Kitabın başlarında Sherlock Holmes'ün efsane olmasına sebep olan özelliklerine şahit oluyoruz.  Dikkati, detayları fark etmesi ve bunlar arasında kurduğu bağlantılar inanılmaz. Gerçekten farkı hissediyorsunuz. :) Şahsen ben okurken "Bu sonuca nasıl vardı acaba?" diye çok düşündüm. :) Sonrasında sağ olsun Sherlock Holmes bu bağlantıları nasıl kurduğunu bize anlattığı için merakımızı da gidermiş oluyor. Okuması bu yönden de çok akıcı ve zevkli bir kitap.

Hemen bir alıntı yapmak istiyorum;

"Stamford 'Dr. Watson, bu Bay Sherlock Holmes.' diyerek bizi tanıştırdı. 'Nasılsınız?' dedi büyük bir samimiyetle. Elimi o kadar sıktı ki çok şaşırdım. 'Sanıyorum Afganistan'da bulunmuşsunuz.' Çok şaşırarak 'Bunu nereden biliyorsunuz?' diye sordum. 'Boş ver...' dedi kendi kendine gülümseyerek." :)

Ünlü dedektifimiz bu tahminini kafadan sallamıyor. Dr. Watson'un Afganistan'da bulunduğunu nasıl anladığını mantıklı ve hayranlık uyandıran bir şekilde açıklıyor. :)

Kitap puanım ***100

2020-23-Dörtlerin Yemini(İmzası) -Sherlock Holmes

Bu sene okuduğum 23.kitap Sherlock Holmes'un Dörtlerin Yemini(İmzası) adlı kitabı..

Kitabın içinde tek bir cinayet vakası var. Ve o vakayı bölümlere ayırmış Arthur Conan Doyle. Hikaye özetle şu şekilde; Holmes ve Watson Hindistan'daki sömürgelerden İngiltere'ye uzanan bir hazine avcılığının sonucunda işlenen cinayeti kimin işlediğini bulmaya çalışırlar. Kitapta, Sherlock repliklerinin en bilinenlerinden "eğer imkansızı elersen geriye kalan her ne kadar mümkün görünmese de gerçeğin ta kendisi olacaktır" da var.



Kitap gerçekten çok sürükleyici .Öyle ki 2 günde bitirdim :)

25 Haziran 2020 Perşembe

2020-22-Hiçlikten Gelen Güç-Tuğçe Işınsu

Bu sene okuduğum 22.kitap Tuğçe Işınsu'nun Hiçlikten Gelen Güç adlı kitabı..




Öz değerini yüksek tutacağın ilişkiler sana hizmet eder. Başkaları ne düşünüyor, bu önemsiz değil. Sen ne düşünüyorsun, ne istiyorsun ve aslında nasıl hissediyorsun? Bu daha önemli ve mutluluk vaat eden bir bakış.
Sen ne yaparsan yap asla herkesi mutlu edemeyeceksin. Kendini mutlu et, seninle mutlu olacaklar o zaman seni bulacak.
Kendini sevmeyenler kusur bulucudur. Bu kişiler için savaşma...”

Hiç’likten gelen güç, bir kişisel gelişim kitabı. Yaklaşık 300 sayfa bu kitapta, bir insanın kendini mutlu edebilmesi için neler yapabileceği hakkında çok güzel tavsiyeler var. Kendini sevmek, kendini olduğun gibi kabul etmek ve bunun sonrasında mutlu olmaya ulaşmak hakkında doğru satırlar var. Kin tutmak, nefret etmek, kötülük yapmak gibi şeylerin karşı tarafa değil kendimize zarar vereceğini ama iyiliğin de çok iyi yerlere götüreceğinin defalarca altını çiziyor. Şükretmenin önemi anlatılırken dualardan ve duanın getirdiği şifadan bahsediliyor. Bu kısımlara cidden bayıldım. Kitabın %95’ini oluşturuyor. 🌺
Kitabın ilk sayfalarındaki bazı “ritüeller” bana göre.. Sondaki “tılsımlar” beni çok etkiledi...


Kitaptaki dualar ve ritüeller beni çok etkiledi...
Kitap puanım ***100

8 Haziran 2020 Pazartesi

2020-21-Fareler ve İnsanlar-John Steinbeck

Bu sene okuduğum 21.kitap Johnn Steinbeck'in Fareler ve İnsanlar adlı kitabı...



FARELER VE İNSANLAR, hoşuna giden her şeyi dokunarak sevmekten başka kusuru olmayan bir divane ve onun tek dostu, koruyucusu, ile Amerikan taşrasında yaşadıkları insanlık serüveni. İçgüdülerini yenemeyen, saf, çocuksu bir yoksul ile ekmeğini kazanmaya çalışırken arkadaşının kaderini paylaşmayı, başka türlü bir yaşama yeğleyen insanın öyküsü. Yayımlandığı yıldan bu yana tüm dünyanın severek okuduğu Fareler ve İnsanlar, Amerikan gerçekçi edebiyatının önde gelen yazarı John Steinbeck'in başyapıtı. Tiyatro ve sinemaya defalarca uyarlanan bu romanda, Steinbeck'in çocuk kadar masum, saf, divane kahramanı ile her yanından şiddet fışkıran toplumun kuralları arasındaki çatışmada, çıplak gerçeği yansıtmadaki ustalığı, yazara dünyanın tüm okurlarının hayranlığını kazandırdı. Yazarın aldığı Nobel Ödülü, hayranlığın nedeni değil, yalnızca sonucuydu.

Fareler ve İnsanlar; iki mevsimlik tarım işçisinin, George ve Lennie'nin kısa bir zaman zarfında başlarından geçen hikayelerini anlatıyor. Lennie oldukça iri ve kuvvetli ancak akli dengesi biraz bozuk biriyken, George tam tersine ufak tefek ama oldukça zeki bir karakter. Hikayelerinin arka planında ise Kaliforniya eyaleti ve Büyük Buhran yılları yer alıyor. Geçtiği dönem göz önüne alındığında, toplumun ve insanların dertleri de yer ediyor hikayede elbette. 

Steinbeck'in dili, okuru anında öykünün içerisine sokan cinsten. Okurken kendinizi kah George ve Lennie ile Salinas Nehri'nin kıyısında soluklanırken, kah yine kahramanlarımızla beraber izbe bir kulübede kağıt oynarken buluyorsunuz. Adeta bir film izlermişcesine. Tevekkeli değil, Fareler ve İnsanlar da iki kere sinemaya uyarlanmış

Kitap  gerçekten hem hüzünlü hem de çok akıcı..
 Kitap puanım ****100

2 Haziran 2020 Salı

2020-20-Genç Kızlar-Vincent Ewing-Nihal Yeğinobalı

Bu sene okuduğum 20.kitap Vincent Ewing'in Genç Kızlar adlı kitabı..

Kitap gerçekten çok akıcı ,nasıl bittiğini anlamıyorsunuz!!!

Kitap puanım ***10


Genç Kızlar, güzellikleri, zarafetleri ve cazibeleri ile bütün dünyaya ilham kaynağı olan renkli yaratıklardır.

Ama bu onların sadece dış görüntüleridir. Onların da kendilerine özgü dertleri, acıları, söyleyemedikleri vardır.

Şimdiye kadar hiçbir yazar, genç kızlar dünyasının derinlik ve gizliliklerine böylesine nüfuz edemedi. Her baskısı kapışılan nefis bir roman.
(arka kapak)



İLK BASIM YILI : 1975 ( ELİMDEKİ KİTAP ORİJİNALİ ) 
KONUSU: 


Ludlow Kolejinde geçen bir hikaye, kendisini aşka kapatmış bir sahne eğitmeni, bir okul dolusu üst tabakaya ait genç kızlardan oluşan öğrenciler topluluğu. Ve bu öğrencilerden üç genç kızın aynı adama aşık olmaları. Gabriel Samson hitabet öğretmeni, Beatrice Karova (Miss Bee), Hindley Bell (Miss Bell) ve Mariana Dunne bu üçlünün hangisinin aşkına karşılık bulacağı ve öğrencileri ile aşk yaşayanları kınayan bir öğretmenin derin, bir o kadar da imkansız aşkı. "" Gabriel Samson üç ay geri kaldıkları için çalışmaları gerektiğini, programlarındaki boş saatlere bir iki ders ekleneceğini söyledikten sonra ders anlatmaya başladı. Bir elini cebine koymuş ve başını bir yana eğmiş olarak kürsünün arkasında bir aşağıya, bir yukarıya dolaşıyor ve unutmak istediği, kafasından kovmak istediği bir şey varmış gibi bir çeşit hırs ve tuhaf bir ısrarla konuşuyordu. Konuşmasını bitirdikten sonra kitabından bir parça seçti ve " bu dersi anlattığım noktalarıda vurgulayarak ki okumak ister? diye sordu. En ön sıradan pembe tırnaklı, uzun ve biçimli beyaz bir el kalktı. Genizden gelen o sıcak ses: - Ben efendim dedi. Gabriel Samson eski bir tanıdığı kalabalık arasında ilk olarak seçiyormuş gibi gülümsedi. - Buyrun Mariana. Mariana Dunne rüzgar önünde eğilen kamışların o tabii ve büyüleyici zarifliğiyle kara tahtanın önüne geçti. Miss Bee onun sakinliğini hayranlıkla seyrediyor ve " acaba Mr. Samson'u hala seviyor mu? diyede merak ediyordu. " Ben onun yerinde olsam bu kadar sakin duramam" "" Sonra Gabriel Samson ansızın döndü ve uzaklaştı. Genç kız yerinden kalktı ve onun arkasından koştu. Ona yetişti ve kollarını arkasından beline doladı. Gabriel dönerek onu kollarından kavradı ve hırsla sarsarak: - Çocukluk etme, diye söylendi. " ikimize de kötülük ettiğini görmüyor musun? - görmüyorum, dedi genç kız. Gabriel onu hala sarsıyordu: " Ateşle oynuyorsun, ben koskoca bir adamım, böyle aşk oyunlarına alışık değilim. Bir yere kadar kendimi tutabilirim. Anlıyor musun? " anlıyorum dedi genç kız ellerinden kurtularak kollarını boynuna doladı. " Kendinizi tutmayınız, sabretmeyiniz." ...... Kitaptan iki paragrafla tanıtmaya çalıştığım bu kitabın yazarının kim olduğu gerçeğini internette resim ararken buldum. Aslında çevirmeni olarak bildiğim Sayın Nihal Yeğinobalı o yılların şartlarında cesaret edememiş bu kitabın yazarı benim demeye. Uydurma bir Amerikan yazarı ismi ile yayına alınmış ve o yıllarda çok okunan bir kitap olmuş. Sanırım şimdilerde yine Altın Kitaplar serisinden yayınlanmaya devam ediyor. 

  AĞAÇ EV SOHBETLERİ 258 Uzun zamandır blogta yoktum. Çalıştığım birim yoğun olunca bayağı ara verdim.. Haftanın konusu:  "2024 Paris O...